Cemil KILIÇ - İlahiyatçı Yazar - Muhammedî İslam'ın Tebliğcisi

AYASOFYA'DA KILINACAK NAMAZ NEDEN KABUL OLMAZ?

Gerçek müminler, Kur’an’ın abidevi ifadesiyle; “Kınayanın kınamasından korkmadan…” (Sofra Bölümü 54. Söz / Maide Suresi 54. Ayet) hakikati söylemekten ve Hakka hizmetten geri durmamak gibi temel bir özelliğe sahiptir. Bu, aslında başka bir deyimle gerektiğinde cesaretle; “kral çıplak” diyebilmektir. Gelin, şimdi Ayasofya konusunda kral çıplak diyelim. Gelin hadi, kınayanın kınamasından korkmadan, hakkı söyleyip sözü eğip bükmeden kitabın ortasından konuşalım…

Bu içerik 23 Temmuz 2020 10:32 tarihinde eklendi ve 15.967 kez okundu
AYASOFYA'DA KILINACAK NAMAZ NEDEN KABUL OLMAZ?

Ayasofya’da Kılınacak Namaz Neden Kabul Olmaz?

Gerçek müminler, Kur’an’ın abidevi ifadesiyle; “Kınayanın kınamasından korkmadan…” (Sofra Bölümü 54. Söz / Maide Suresi 54. Ayet) hakikati söylemekten ve Hakka hizmetten geri durmamak gibi temel bir özelliğe sahiptir.

Bu, aslında başka bir deyimle gerektiğinde cesaretle; “kral çıplak” diyebilmektir.

Gelin, şimdi Ayasofya konusunda kral çıplak diyelim.

Gelin hadi, kınayanın kınamasından korkmadan, hakkı söyleyip sözü eğip bükmeden kitabın ortasından konuşalım…

 

  • Ayasofya bir İslam mabedi değildir. Hiçbir zaman da İslam mabedi olmamıştır. Zira kralların / sultanların ihtişam gösterisi için inşa ettikleri hiçbir tapınak Müslümanlar için ibadethane olamaz. Osmanlı padişahı 2. Mehmet, dönemin koşulları çerçevesinde son derece ilerici bir sultandır. Lakin bu, onun her yaptığının İslam’a uygun olduğu anlamına gelmemektedir. Ayasofya’nın camiye çevrilmesi de İslam’a uygun değildir. Sultan Mehmet’in Hazreti Muhammed’in övgüsüne mazhar olduğu iddiası da temelsizdir. Zira bu hususta rivayet edilen malum hadisin mevzu / uydurma olduğu gayet sarihtir.
  • İslam mabetleri mimari gösteriş mekânları değildir. Ayasofya, Justinianus tarafından tam anlamıyla bir ihtişam ve gösteriş için inşa edilmiştir. Bu ihtişam ve gösteriş, Bizans’tan Osmanlı’ya tevarüs etmiştir. İhtişam ve gösteriş, İslam terminolojisinde riya sözüyle ifadeye konulur. Riyanın olduğu yerde takva olmaz.
  • İslam mabetlerinin en birincil özelliği, temellerinin takva üzerine kurulmuş olmasıdır. Bir mabet düşünün ki temelinde riya vardır; işte orası asla mesacidullahtan / Allah’ın mescitlerinden sayılmaz. Bu gerçeği Berae Suresi / Uyarı Bölümü 107 ve 108. Ayetlerden / Sözlerden yalın bir biçimde öğreniyoruz. İslam mabetlerindeki yalınlığın önemini ilk mabet olan Kabe’de, Kuba mescidinde ve Medine’deki Mescid-i Nebevî’nin ilk halinde gayet sarih bir biçimde teşhis ve tespit edebiliyoruz.
  • Kralların / sultanların yaptığı mabetlerin / tapınakların çoğu, iktidarlarını takviye etmek, halk üzerine kurdukları haksız otoritelerini kutsallık zırhıyla sarmalamak ve böylece kalıcı olmaya çalışmak amacını taşır. Krallar / sultanlar kendilerini büyük ölçüde, “Allah’ın yeryüzündeki gölgesi” gibi görürler. Allah adına hüküm sürdüklerini sanırlar. Bunun için de güya Allah’a adanmış dev mabetler yaparlar. Ne var ki bu mabetlerde iman ve ihlasın zerresine denk gelinmez.
  • Kralların / sultanların yaptıkları tapınakların çoğu haram mala dayanır. Ayasofya da haram mal ile yapılmıştır. Üstelik Ayasofya’nın temelinde, duvarlarında, kubbesinde yoksul halkın vergileri, kölelerin canı, kanı, teri ve eti vardır. Ayasofya’nın duvarlarında mazlumların, kulakları sağır eden, yakıcı, ağlatıcı ve yürekleri delen çığlıkları vardır. O çığlıkları duyan / duyabilen hiçbir mümin orada namaza durmaz.
  • Kutsal Ziyaret Bölümü 40. Söz / Hac Suresi 40. Ayet gereği Yahudi ve Hıristiyanlara ait hiçbir mabet mescide / camiye çevrilemez. Ayasofya kilise iken camiye çevrilmiştir. Bu ise Kur’an’a apaçık bir biçimde aykırıdır.
  • Hazreti Muhammed, Yahudi ve Hıristiyanlara ait hiçbir mabedi camiye / mescide çevirmiş değildir. Bu nedenle Ayasofya’nın camiye çevrilmesi Nebevî sünnete de aykırıdır. Bu hususta Hazreti Ömer’in; Kudüs’te Hıristiyan din görevlilerinin kilisede namaz kılma teklifini; ben burada namaz kılarsam ilerde birileri burayı elinizden alır ve camiye çevirir, diyerek reddetmesi şayan-ı dikkattir. Bu dikkatin tarihte ve bugün başka mekânlar için gösterilmeyişi gerçekten düşündürücüdür.“Camiyi yık ama adaleti yıkma!” diyen Halife Ömer’in adaletini kendilerine örnek aldıklarını söyleyenlerin iddialarına uygun hareket etmeleri gerekir.
  • Bütün yeryüzü müminler için ibadethanedir. Hazreti Muhammed bunu; “Yeryüzü bana mescit kılındı,” diyerek açıkça ifade etmektedir. Namaz için illa bir binaya gerek yoktur. Bu nedenle mescit yahut cami adıyla büyük binalar inşa etmek İslam’ın ruhuna pek uygun değildir. İslam’a göre temiz olan her yerde namaz kılınabilir. Bu temizlik sadece maddi temizlik de değildir. Manevi bakımdan da o yerin temiz olması gerekir. Manevi temizlikle neyin kast olunduğunu, zannımca herkes müdriktir.
  • İslam’da protokol namazı, devlet töreni biçiminde namaz yahut siyaset namazı kesinlikle mevcut değildir. Bu apaçık bir riyadır. Namazın anlamını tahrip ve tahrif etmektir. Ayasofya’da kılınacak / kılınan namazın bir siyaset namazı olmaması gerekir. Muhammedî gelenek yerine Emevi geleneğinin tercih edilmesi imanen son derece vahimdir.
  • Öte yandan namaza davet için ezan yeterli iken kimi siyasi liderleri özel olarak namaza çağırmak, en başta ezana hürmetsizlik değil midir? Ezandan rol çalmaya ne lüzum vardır? Davete icabet etmeyenleri çeşitli ithamlarla itham etmek ve sanki namaz karşıtlığı zeminine düşürmeye çalışmak faziletli bir davranış olarak görülebilir mi?
  • Bir Kur’an mümini ve Muhammedî bir Müslüman olarak belirteyim ki, Ayasofya’daki namaza katılmamak, aslında gerçek manada İslamî addedilebilecek bir tutumdur. Bu tutumu sergilemekten çekinenlerin siyasi saiklerle hareket ettiğini tahmin etmemek elbette mümkün değildir. Ne var ki, siyasetin İslamiyet’e galebe çalması hakikaten hazindir.
  • İster Ayasofya’da, isterse başka bir mekânda kılınacak namazın; Maun Suresi’nde kınananların namazlarına benzememesi gerekir. “Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki onlar gafildirler ve riya içindedirler” hitabına muhatap olmak bir mümin için imanî manada elem verici olsa gerektir. Kameralar önünde ve siyasi gösteri anlamına gelebilecek olan kimi dinsel ritüelleri İslam’ın namazına hamletmek müminlerin adalet duygusu ve hakikat özlemi ile asla bağdaşmaz.
  • Ayasofya’nın camiye çevrilmesini, evvelce kimi camilerin Hıristiyanlarca kiliseye çevrilmesine misilleme olarak açıklamaya çalışmak kesinlikle isabetli değildir. Zira kötü örnek, örnek değildir. Müslümanların bu konuda kendilerine kimi Hıristiyanları örnek alması da trajiktir.
  • Hiçbir cami kiliseye, hiçbir kilise de camiye çevrilmemelidir. Evvelce yapılmış olanlar ya aslına rücu ettirilmeli yahut insanlığa ibret olması için müze statüsüne kavuşturulmalıdır.
  • Ayasofya’da 24 Temmuz’da kılınacak ilk Cuma namazının, namaz olmaktan ziyade başka bir manaya büründürülmek istendiğini seziyoruz. O mana, Cumhuriyet’le hesaplaşmayı, Türk milli kimliği yerine Emevi Arap kimliğini inşa etmeyi ve henüz muttali olamadığımız başka bir takım siyasal ve toplumsal hedefleri gerçekleştirme yolunda psikolojik bir hamleyi mi mündemiçtir? Bunun böyle olup olmadığını süreç ilerledikçe daha net bir biçimde müşahede edeceğimizi düşünüyorum.

 

Cami; sözcük anlamı olarak birleştiren, toplayan demektir. Müminleri birleştirmek yerine bölen ve bütünleştirmek yerine ayrıştıran mekânlara ismen cami dense bile o mekânların hakiki olarak cami vasfı taşımadığını ilan etmek, bizim için İslamî bir görevdir. Bu cümleden olarak ve tekraren belirtelim ki, Ayasofya cami vasfını haiz bir mekân kesinlikle değildir.

Muaviye döneminde Emevi camilerini terk eden Muhammedî müminlerin imanî, İslamî ve insanî tavrı her müminin kılavuzu olmalıdır.

Esenlik Muhammedî müminlerin üzerine olsun!

Hangi namazın kabule şayan hangisinin ise batıl olduğuna karar mercii, hiç şüphe yok ki yüce Allah’tır. Lakin Rahman ve Alîm olan Allah, bu konuda müminlere kılavuzluk etmesi için bir kısım açıklamaları ayetleriyle ortaya koymaktadır. İşte o ayetlere dayanarak kaleme aldığımız bu metnin gereğince idrak edilmesini dilerim.

Hak katında kabule şayan namazlarda buluşmak temennisiyle…

 

CEMİL KILIÇ

  

 

Yorumlar (0)
Ad Soyad * Güvenlik *
Diğer Makaleler Tümü
AYASOFYA CAMİ OLURSA NE OLUR?

Cemil Kılıç yazdı 8.06.2020 15:47:49

AYASOFYA CAMİ OLURSA NE OLUR?

O halde soralım; tüm bu olası tehditlere ve olası yakıcı sonuçlara karşın Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten mevcut siyasi i

İSLAM VE ENSEST TÜREYİŞ ANLATISINA İLİŞKİN

Cemil Kılıç yazdı 30.05.2020 12:05:18

İSLAM VE ENSEST TÜREYİŞ ANLATISINA İLİŞKİN

Egemen İslam inancı, muhalif ve Muhammedî İslam inancının tersine insanların çoğalmasını kardeşler arası gerçekleştirile

CAMİ VE SİYASET Kitabı Camiye ve Dine Bakışınızı Değiştirecek!

Cemil Kılıç yazdı 19.03.2020 10:30:50

CAMİ VE SİYASET Kitabı Camiye ve Dine Bakışınızı Değiştirecek!

“Cami ve Siyaset” adını verdiğimiz bu kitabımız bundan önce yayımlanan “İslam Bu / Muhammedî İslam” adlı kitabımızla, “İ

Kur’an İle Aldatmanın “Ulu’l- Emre İtaat” Boyutu

Cemil Kılıç yazdı 29.01.2020 20:48:23

Kur’an İle Aldatmanın “Ulu’l- Emre İtaat” Boyutu

Eleştiri, hesap sorma ve itirazın ihanet yaftasıyla yaftalandığı bir dönemdeyiz. Bu durum aslında yeni değil. İslam tar

TELE1 TV'DE İZLENCEMİZ SÜRÜYOR!

Cemil Kılıç yazdı 21.12.2019 21:48:25

TELE1 TV'DE İZLENCEMİZ SÜRÜYOR!

Her hafta Pazar akşamı saat 20.00'da TELE1 ekranlarındayım...

Müşrik Emevî Namazına Karşı Muhammedî Namaz!

Cemil Kılıç yazdı 11.10.2019 19:32:05

Müşrik Emevî Namazına Karşı Muhammedî Namaz!

Biz yine ısrarla belirtiyoruz ki namazda Kur’an’ın en devrimci, en sarsıcı, en başkaldırıcı sözleri / ayetleri okunmalı

MEB, Salı Günü Beni Kamudan İhraç ediyor!

Cemil Kılıç yazdı 15.09.2019 23:09:20

MEB, Salı Günü Beni Kamudan İhraç ediyor!

Hakkımda yürütülen soruşturmalarla önce iki kez Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası ile tecziye edildim. Ardından b

677 SAYILI YASA GEREĞİ TARİKAT VE CEMAATLERİN KÖKÜ KAZINMALI

Cemil Kılıç yazdı 15.08.2019 14:23:14

677 SAYILI YASA GEREĞİ TARİKAT VE CEMAATLERİN KÖKÜ KAZINMALI

Bugünlerde Türkiye’deki cemaat ve tarikatlar hakkında sıkça haberler yapılıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından haz

KUR'AN İLE ALDATMAK Kitabımıza İlişkin Birkaç Söz

Cemil Kılıç yazdı 7.07.2019 22:56:30

KUR'AN İLE ALDATMAK Kitabımıza İlişkin Birkaç Söz

“İslam’a Kurulan Pusu: Kur’an İle Aldatmak” adını verdiğimiz bu kitap, İslam görüntüsü altında İslam’a karşı yürütülen i

KUR'AN İLE ALDATMAK kitabımız çıktı!

Cemil Kılıç yazdı 13.06.2019 11:47:59

KUR'AN İLE ALDATMAK kitabımız çıktı!

Kitabımızın tam adı: İSLAM'A KURULAN PUSU; KUR'AN İLE ALDATMAK... Yayınevi; KIRMIZI KEDİ...