Cemil KILIÇ - İlahiyatçı Yazar

CEMİL KILIÇ YAZDI: TANRI'YA İNANMA BİÇİMİ OLARAK ATEİZM

İnsanlık tarihinin en büyük başkaldırısı hiç kuşku yok ki Ateizmdir. Allah’a inanan milyarlarca insanın karşısına geçip, “Hayır; Allah yok!” diye haykırmaktan daha büyük bir başkaldırı olabilir mi?

Bu içerik 13 Kasım 2017 20:27 tarihinde eklendi.

Tanrı’ya İnanma Biçimi Olarak Ateizm

 

İnsanlık tarihinin en büyük başkaldırısı hiç kuşku yok ki Ateizmdir. Allah’a inanan milyarlarca insanın karşısına geçip, “Hayır; Allah yok!” diye haykırmaktan daha büyük bir başkaldırı olabilir mi?

Aşağıdaki cümlelere bir bakalım, nasıl da ateşli ve keskin bir isyan kokuyor. Aslında isyan kelimesi bile anlamı yansıtmada yetersiz kalıyor...

“Bizi Allah yaratmadı; biz Allah’ı yarattık!”

“Allah, nasıl bir Allah ki ona rağmen yeryüzünde bunca kötülük olabiliyor!”

“Allah, insanların korkularının sonucu olan bir uydurmadan ibarettir!”

“Varlığın bir yaratıcısı yok; o kendi kendine ve başlangıçsız olarak var oldu!”

“Varlık yaratılmadı ki yok olsun!”

“Peygamberler yalancıdır!”

Bu cümleleri uzatıp gidebiliriz. Bir Müslüman’ın, Hristiyan’ın, Musevi’nin okurken bile kendini kötü hissettiği cümlelerdir bunlar.

Peki gerçekte Ateistler ne anlatmaya çalışıyor?

Varlık / madde bir var edici tarafından var edilmiş yahut yaratılmış değildir. Varlığın başlangıcı yoktur. Başlangıcı olmadığı için sonu da yoktur. Varlık yok olacak değildir.

Antiateizm ne diyor peki?

Varlık / madde diye bir şey yoktu.

Tanrı vardı.

Tanrı, varlığı yoktan yarattı. Tanrı’nın varlığı başlangıçsızdır. Ve Tanrı sonsuzdur.

Peki Tanrı nasıl var oldu?

Dedik ya; Tanrı’nın varlığı başlangıçsızdır!

Nereye geldik şimdi?

Ateistler diyor ki, varlık / madde başlangıçsızdır.

Antiateistler ise, hayır asıl başlangıçsız olan Tanrı’dır.

Ateistler ile antiateistlerin eşitlendiği bir noktaya vardık...

Her iki düşünce de tezini kanıtlayamıyor. Zaten kanıtlansa antiateistler için iman kavramı çöker. Zira bu durumda Tanrı’ya inanmak diye bir şey söz konusu olamaz. Tanrı, inanılır bir şey değil bilinir bir şey haline gelir. Antiateistlerin Tanrı’nın varlığını kanıtlamaya çalışmaları bu açıdan biraz tezat gibi duruyor.  

Ateistlerin, Tanrısızlığı kanıtlayamamaları, antiateistlerin tanrıyı kanıtlayamamaları gibidir. O halde her ikisi de mümindir. Biri varlığın / maddenin başlangıçsızlığına iman ederken, öbürü varlık / madde dışı bir var edicinin başlangıçsızlığına / ezeliliğine iman ediyor.

Malumunuz fizik ve astronomi alanında yaşanan gelişmelerle birlikte evrenin nasıl var olduğuna ilişkin bazı yeni tezler ileri sürülmekte...

Büyük patlama denilen ve evrenin varlığının başlangıcı konusunda ortaya atılan tez, maddenin bir patlama sonucu oluşup evrene dönüştüğü ve evrenin sürekli genişlemekte olduğu, sürekli genişleyen bir şeyin de tersine doğru bir süreçle başlangıcının olduğunu aklen bulabiliriz, fikrini savunmakta...

Bu patlamanın, kendisi dışında bir başka var edici güç tarafından gerçekleştirildiği, dolayısıyla akıllı bir tasarımın söz konusu olduğu kabulüyle Tanrı’yı kanıtlama çabasına karşın, büyük patlamanın kendi dinamiğiyle gerçekleştiği fikrine dayanan yeni Ateist tavır da aslında antiateistlerle yine ortak bir iman paydasında buluşuyor.    

 Büyük patlamadan önce ne vardı?

Hiçbir şey yoktu.

Peki patlayan şey ne idi?

Patlayan hiçlik miydi yani yokluk muydu?

Muhakkak ki eğer büyük patlama diye bir şey söz konusu ise o halde mutlaka patlayan bir şeyin olması gerekmiyor mu?

O patlayan şey; aşırı yoğun ve aşırı sıcak bir şey / nokta / teklik diye ifade edilmeye çalışılıyor.

O patlayan şeyden kısa bir sürede enerji ve madde oluştuğu ileri sürülüyor.

Büyük patalama kuramı öncesi Ateizm, evreni başlangıçsız, sınırsız, sonsuz ve durağan olarak kabul ediyor ve bunun üzerinden yaratılma / sonradan var edilme düşüncesini reddediyordu.

Büyük patlama kuramı sonrası yeni Ateist düşünce formları gelişti. Buna göre büyük patlama denilen hadise kendi dinamiğiyle gerçekleşmiştir. Kendisi dışında bir güç söz konusu değildir.

Kendiliğindenlik varlığın izahında Ateist bir söylem iken, varlık dışı başka bir güç tarafından müdahale ile oluşum fikri ise antiateist bir inanıştır.

Bu noktada belki inançsal ara formlardan da bahsedebiliriz.

Varlığı /evreni Tanrı kabul etme yahut evrenin Tanrı’dan sudur ettiğini ve onun bir parçası olduğunu kabul etme düşüncesi... Yani panteizm ve panenteizm.

Varlığı / maddeyi başlangıçsız ve sonsuz olarak kabul etme düşüncesi, evreni Tanrı kabul eden panteizmle neredeyse örtüşmektedir.

O halde Ateizm ile Panteizm birbirine çok yakındır. Ne var ki Ateizmde evren Tanrı olarak nitelenmez.

Bu aşamada şöyle düşünülebilir mi?

Her ne kadar Tanrı denilmese de Ateizmde madde / varlık yahut evren, antiateistlerin ve özellikle Teistlerin Tanrı’ya atfettikleri başlangıçsızlık ve sonsuzluk unsurları bağlamında bir çeşit Tanrı değil midir?

Öyleyse Ateizm de aslında mevcut tüm Tanrı tanımlamaları ve Tanrı düşüncelerini keskin bir red düzlemi üzerinde yükselen, adına Tanrıtanımazlık denilen bir inanma biçimi olarak Tanrısızlık Tanrısına “iman etmek” değil midir?

İman etmek diyorum, zira tıpkı antiateizm gibi Ateizm de savlarını matematiksel bir kesinlikle kanıtlayamıyor. Kanıtlanamayan her düşünce de kanımca “iman” olarak adlandırılmayı hak ediyor.

Bu konu hakkında daha başka çok şey yazılabilir, çok şey söylenebilir.

Ama biz bu aşamada son sözümüzü şöyle nakşedelim:

Tanrısızlık Tanrısı bile olsa Tanrı’ya / Allah’a inanmamak ne mümkün!

Allah, en büyük gerçektir.

 

CEMİL KILIÇ

İLAHİYATÇI YAZAR  

DİĞER HABERLER

8.06.2020 15:47:49

AYASOFYA CAMİ OLURSA NE OLUR?

O halde soralım; tüm bu olası tehditlere ve olası yakıcı sonuçlara karşın Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten mevcut siyasi irade, Ayasofya’yı müze statüsünden çıkarıp camiye çevirebilir mi?

30.05.2020 12:05:18

İSLAM VE ENSEST TÜREYİŞ ANLATISINA İLİŞKİN

Egemen İslam inancı, muhalif ve Muhammedî İslam inancının tersine insanların çoğalmasını kardeşler arası gerçekleştirilen ensest evlilik inancıyla açıklar. Bilindiği üzere ensest sözcüğü aile içi cinsel ilişkiyi ifade için kullanılan Batı kökenli bir deyimdir. Türkçede bunun karşılığı bulunmamaktadır. Bunun nedeni kadim Türkler arasında yahut kadim Türk kültür ve inanç dünyasında söz konusu sözcüğün anlamını yansıtan ilişkilerin bulunmayışı olabilir mi? Ya da bu konuda başka bir neden ileri sürülebilir mi? Bu soruların kesin bir yanıtının olmadığını düşünüyorum. Ancak yine de ensest sözcüğünün Türkçesinin bulunmamasını olumlulayan bir tutumun öznesi olduğumu belirtmek isterim.

19.03.2020 10:30:50

CAMİ VE SİYASET Kitabı Camiye ve Dine Bakışınızı Değiştirecek!

“Cami ve Siyaset” adını verdiğimiz bu kitabımız bundan önce yayımlanan “İslam Bu / Muhammedî İslam” adlı kitabımızla, “İslam’a Kurulan Pusu; Kur’an İle Aldatmak” adlı kitabımızın devamı niteliğinde bir çalışmadır. Bu çalışmamızda İslam tarihinde cami ile siyasetin nasıl bir ilişki içerisinde olduğu sorusuna yanıtlar verdik.

29.01.2020 20:48:23

Kur’an İle Aldatmanın “Ulu’l- Emre İtaat” Boyutu

Eleştiri, hesap sorma ve itirazın ihanet yaftasıyla yaftalandığı bir dönemdeyiz. Bu durum aslında yeni değil. İslam tarihinin büyük bir bölümünün itaatle ihanet kavramları arasında geçtiği inkarı mümkün olmayan tarihsel ve sosyolojik bir gerçek. Bu aynı zamanda egemen politik bir realite.

21.12.2019 21:48:25

TELE1 TV'DE İZLENCEMİZ SÜRÜYOR!

Her hafta Pazar akşamı saat 20.00'da TELE1 ekranlarındayım...

11.10.2019 19:32:05

Müşrik Emevî Namazına Karşı Muhammedî Namaz!

Biz yine ısrarla belirtiyoruz ki namazda Kur’an’ın en devrimci, en sarsıcı, en başkaldırıcı sözleri / ayetleri okunmalı ve namaz kılan her mümin her seferinde o sözlerin anlamıyla sarsılarak zalimlerin saptırdığı muharref İslam’a karşı devrimci Muhammedî İslam’ın ilkeleriyle yeniden donanmalıdır.

15.09.2019 23:09:20

MEB, Salı Günü Beni Kamudan İhraç ediyor!

Hakkımda yürütülen soruşturmalarla önce iki kez Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası ile tecziye edildim. Ardından bir kez daha aynı ceza ile tecziye edilerek fiilen ihraç edilme noktasına getirildim.

15.08.2019 14:23:14

677 SAYILI YASA GEREĞİ TARİKAT VE CEMAATLERİN KÖKÜ KAZINMALI

Bugünlerde Türkiye’deki cemaat ve tarikatlar hakkında sıkça haberler yapılıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlandığı ileri sürülen ve gizli olduğu söylenen bir rapordan hareketle tarikat ve cemaatlere ilişkin çeşitli değerlendirmeler, çözümlemeler, öneriler ve görüşler kamuoyunda bir hayli yer alıyor.

7.07.2019 22:56:30

KUR'AN İLE ALDATMAK Kitabımıza İlişkin Birkaç Söz

“İslam’a Kurulan Pusu: Kur’an İle Aldatmak” adını verdiğimiz bu kitap, İslam görüntüsü altında İslam’a karşı yürütülen ihanetlerin en azından bir kısmını deşifre etme amacıyla yazıldı. Kuşku yok ki bu alanda daha evvel yapılmış çok değerli çalışmalar var. Onlardan istifadeyle de gerçekleştirilen bu çalışmamız, son yıllarda yükselen dincilik hareketini, dinin temel değerlerini şaşmaz kıstas yaparak tahlil eden çalışmalardan biri olma hüviyetindedir.

13.06.2019 11:47:59

KUR'AN İLE ALDATMAK kitabımız çıktı!

Kitabımızın tam adı: İSLAM'A KURULAN PUSU; KUR'AN İLE ALDATMAK... Yayınevi; KIRMIZI KEDİ...