Cemil KILIÇ - İlahiyatçı Yazar

Atatürkçü İlahiyatçılardan Diyanete Laiklik Çağrısı!

Atatürkçü Cumhuriyetçi İlahiyatçılar Diyanet İşleri Başkanlığına karşı bildiri yayınladı. Oluşum ikinci bildirgelerinde diyanete laiklik çağrısı yaptı...

Bu içerik 21 Eylül 2017 22:07 tarihinde eklendi.

Atatürkçü Cumhuriyetçi İlahiyatçılardan Diyanet İşleri Başkanlığına Açık Çağrı

                                           KAMUOYUNA BİLDİRGE -2

Diyanet İşleri Başkanlığı, 3 Mart 1924’te, Şer’iyye ve Evkaf Vekaletinin kaldırılmasının ardından kurulmuş bir Cumhuriyet kurumudur.

Kuruluşuna büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülük ettiği başkanlık, Cumhuriyetimizin temelini oluşturan laiklik ilkesi ve millilik vasfı doğrultusunda görev yürütmek zorundadır. Bu, 136. Madde mucibince anayasal bir zorunluluk olduğu kadar aynı zamanda kurucu kadroya karşı gösterilmesi  gereken bir vefa borcudur.

Ne var ki Diyanet İşleri Başkanlığı, uzun yıllardır anayasal çizgisinin dışına çıkmakta, laiklik karşıtı akım ve uygulamalar karşısında en hafif ifadeyle sessiz kalarak zımni bir onayın faili olmaktadır.

15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin ardından Diyanet İşleri Başkanlığının binlerce personeli hain örgütle bağlantısı nedeniyle görevden alınmıştır. FETÖ terör örgütü liderinin bir zamanlar Diyanet personeli olarak çalıştığı da herkesçe malumdur. Diyanet bünyesinde daha evvel Kara Ses Cemalettin Kaplan ve benzeri pek çok gerici, laiklik karşıtı sözde din görevlisinin barındığı da bilinmektedir.

Din İşleri Yüksek Kurulu'nun 12.07.2017 tarih ve 27 sayılı kararı ile yayınlanan "Kendi Dilinden FETÖ: Örgütlü Bir Din İstismarı" isimli eserin tetkikinden de anlaşılacağı üzere; Diyanet İşleri Başkanlığı, FETÖ elebaşının, başkanlığın yönetimindeki camilerde "Vaiz" ünvanıyla 1970'li yıllardan beri yapmış olduğu konuşmalarından haberdardır. Başkanlığın, söz konusu çalışmada İslam dışı ilan ettiği bu konuşmalardan, murakıpları ve müfettişleri vasıtasıyla haberdar olması kuvvetle muhtemeldir. Buna karşın, 15 Temmuz 2016 silahlı kalkışmasını izleyen günlere kadar, bu terör örgütü ve onun fikir öncülleri hakkında herhangi bir tepki koymaması oldukça düşündürücüdür.

Bugün dahi kurum bünyesinde gerici ve laiklik karşıtı oluşumlara mensubiyet duyan ciddi sayıda personelin bulunduğunu tahmin etmek hiç de zor değildir.

Öte yandan Diyanet İşleri Başkanlığı mensubu pek çok imam hatibin (din görevlisi) özellikle Cuma vaazlarında gündelik siyasete dair konulara girerek cemaat arasında huzursuzluk, küskünlük ve bölünmelere yol açmakta olduğu, kamuoyuna yansıyan çok sayıda örnekle subuta ermiş bir meseledir.

Biz, Atatürkçü Cumhuriyetçi ilahiyatçılar ve din araştırmacıları olarak; Diyanet İşleri Başkanlığını, en temel görevlerinden olan Cumhuriyete ve onun vazgeçilmez ilkesi olan laikliğe sahip çıkma görevini gerektiği gibi yerine getirmeye davet ediyoruz.

Bu cümleden hareketle;

Diyanet İşleri Başkanlığı, tüm yurtta Cuma hutbelerinde din ve vicdan özgürlüğünün yanı sıra, bu özgürlüğün ve çağdaş devlet sisteminin teminatı olan laikliğin önemini anlatmak zorundadır. Bu sebeple laiklik konulu vaaz ve hutbeler hazırlatılıp vaiz ve imam hatiplere okutulmalıdır.

Başkanlık, her yıl Çanakkale Zaferi'nin yıldönümünde olduğu gibi; 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı gibi milli günlerimizde de cami cemaatine ve tüm halkımıza yönelik mesajlar yayınlamalı, Anıtkabir’deki törenlere başkan düzeyinde katılım sağlamalıdır.

Başkanlık; kurucu önderimiz büyük Atatürk’ün anma yıldönümü olan 10 Kasım günlerinde de Atatürk'ü konu alan etkinlikler düzenlemeli ve son dönemde artan, Atatürk'e yönelik saldırılara karşı sesini yükseltmelidir. Bu konuda, Milli Mücadele'de Atatürk'e destek veren 153 din adamından örnekler verilmeli ve bu şahsiyetler, yeni nesillere tanıtılmalıdır.

Başkanlığın internet sitesine büyük Atatürk’ün fotoğrafı ve hayat hikayesi konulmalıdır.

Başta Alevi ve Caferi yurttaşlarımız olmak üzere İslam’ın farklı yorumlarına mensup bütün Müslümanlara ve ilaveten tüm farklı inanç sahiplerine yönelik her çeşit ayrımcı tutum ve uygulamaların son bulması için kurum tarafından ciddi ve samimi gayret gösterilmelidir.

Diyanet İşleri merkez ve taşra teşkilatı; mezhep, tarikat ve cemaatların baskısından kurtarılmalıdır.

 

Kamuoyuna saygılarımızla ilan ederiz.

 

Cemil KILIÇ  - İlahiyatçı Yazar

Gani AŞIK /  Emekli Müftü – Eski Milletvekili

Kamil Hayati AYDIN / Emekli Müftü – Yazar

Mehmet GÖL  /  İlahiyatçı  - Emekli Kültür Müdürü – Yazar

Mehmet Ali ÖZ / İlahiyatçı Yazar

Yusuf Gökhan ÇOLAK  / Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni

Yusuf DÜLGER  / Emekli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni – Yazar

Lütfullah Kaleli / Emekli Din Görevlisi – Yazar

Ömer Sağlam / Din Araştırmacısı – Yazar

Veli GÜN / İlahiyatçı – Emekli Eğitimci

 

cemil+kılıç

cemil+kılıç+haberleri

DİĞER HABERLER

11.10.2019 19:32:05

Müşrik Emevî Namazına Karşı Muhammedî Namaz!

Biz yine ısrarla belirtiyoruz ki namazda Kur’an’ın en devrimci, en sarsıcı, en başkaldırıcı sözleri / ayetleri okunmalı ve namaz kılan her mümin her seferinde o sözlerin anlamıyla sarsılarak zalimlerin saptırdığı muharref İslam’a karşı devrimci Muhammedî İslam’ın ilkeleriyle yeniden donanmalıdır.

15.9.2019 23:09:20

MEB, Salı Günü Beni Kamudan İhraç ediyor!

Hakkımda yürütülen soruşturmalarla önce iki kez Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası ile tecziye edildim. Ardından bir kez daha aynı ceza ile tecziye edilerek fiilen ihraç edilme noktasına getirildim.

15.8.2019 14:23:14

677 SAYILI YASA GEREĞİ TARİKAT VE CEMAATLERİN KÖKÜ KAZINMALI

Bugünlerde Türkiye’deki cemaat ve tarikatlar hakkında sıkça haberler yapılıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlandığı ileri sürülen ve gizli olduğu söylenen bir rapordan hareketle tarikat ve cemaatlere ilişkin çeşitli değerlendirmeler, çözümlemeler, öneriler ve görüşler kamuoyunda bir hayli yer alıyor.

7.7.2019 22:56:30

KUR'AN İLE ALDATMAK Kitabımıza İlişkin Birkaç Söz

“İslam’a Kurulan Pusu: Kur’an İle Aldatmak” adını verdiğimiz bu kitap, İslam görüntüsü altında İslam’a karşı yürütülen ihanetlerin en azından bir kısmını deşifre etme amacıyla yazıldı. Kuşku yok ki bu alanda daha evvel yapılmış çok değerli çalışmalar var. Onlardan istifadeyle de gerçekleştirilen bu çalışmamız, son yıllarda yükselen dincilik hareketini, dinin temel değerlerini şaşmaz kıstas yaparak tahlil eden çalışmalardan biri olma hüviyetindedir.

13.6.2019 11:47:59

KUR'AN İLE ALDATMAK kitabımız çıktı!

Kitabımızın tam adı: İSLAM'A KURULAN PUSU; KUR'AN İLE ALDATMAK... Yayınevi; KIRMIZI KEDİ...

20.4.2019 10:38:40

31 Mart Seçimleri ve Kültürel Müslümanlık

Gerçek şu ki 31 Mart seçimlerinde dinsel değerlerin istismarı sanılandan da daha çok etkili oldu. Kitleler ekonomik krize karşı dinle uyutuldu. Allah ile aldatmanın, Kur’an ile kandırmanın son sürümü denilebilecek yol ve yöntemler insafsızca kullanıldı.

17.4.2019 10:52:25

ŞEYTANIN EVLİYASI

Evliya denildiğinde Türkçede hemen akla olumlu bir mana gelir. Hatta evliya olmak herkesin harcı değildir, şeklinde bir inanış vardır. Ancak birilerinin evliya gördüğünü bazıları eşkıya görebilir. Yani evliya olmak da topluluktan topluluğa değişir.

19.3.2019 21:38:50

İSLAM'A KURULAN PUSU

İslam Hakk’ın son dinidir. İslam; adalet, barış ve kardeşlik dinidir. İslam; iyiliği egemen kılma ve kötülükle tavizsiz mücadele etme dinidir. İslam; mazlumların, mağdurların, yoksulların dinidir. İslam, sevginin, saygının, dayanışmanın, birliğin dinidir.

5.3.2019 12:43:58

DAYANIŞMA GECESİ...

İSTANBUL EĞİTİM İŞ 3 NOLU ŞUBEDEN ÇAĞRI... "Dayanışma ve Moral Gecemize Davetlisiniz. " Akit' in hedef göstermesi ile açığa alınan İlahiyatçı - Din kültürü öğretmeni üyemiz "Cemil Kılıç 'a Destek ve Dayanışma" gecemizde Tiyatro sanatçısı Utku Erişik geceye özel "1923 Aşkıyla Ufka Doğru" oyununu sergileyecek, Eğitim İş Korosu şarkılarıyla sahnede olacak, Cemil Kılıç söyleşi yapacak ve kitaplarını imzalayacak. 15 Mart’ta Büyükçekmece AKM'de gerçekleştirilecek bu anlamlı geceye katılım ücretsiz olup katılacak üyelerimizin 05321380755 no’lu telefona bilgi vermesi gerekmektedir.

2.3.2019 13:29:19

KUR'AN OKUYAN KİŞİ NE KAZANIR?

Kur’an okuyan kişi her şeyden önce din adına ahkâm kesen sözde ulemanın dinsel bilgi üzerine kurduğu tekeli parçalar. Dinsel bilgiye doğrudan kendisi ulaşır. Böylece ulemanın eğip bükerek ve kendi süzgecinden geçirerek açıkladığı bilgilerin ham ve özgün haline vakıf olur. Bu da Kur’an’ın bir devrimci manifesto olarak oluşum tarihi ve zamanı çerçevesinde anlaşılıp yorumlanması gerçeğini zihinlere kazır. Bu kazıyış ruhbanlaşan ulema sınıfının egemenliğini de bir deprem gibi sarsıp yerle yeksan eder.