Cemil KILIÇ - İlahiyatçı Yazar

MEB'e Müfredat Önerisi

Milli Eğitim Bakanlığı bürokratları, dini derslerin yeni müfredatında yer alan ve tepki çeken bazı konulara ilişkin savunma yaparken zaman zaman şu tarz cümlelere başvuruyor:

Bu içerik 16 Eylül 2017 23:39 tarihinde eklendi.

Milli Eğitim Bakanlığı bürokratları, dini derslerin yeni müfredatında yer alan ve tepki çeken bazı konulara ilişkin savunma yaparken zaman zaman şu tarz cümlelere başvuruyor:

-    Cihad, İslamî bir kavramdır. Biz okulda doğrusunu öğretmezsek dışarda çocuklar yanlışını öğrenir.

-    Dini bilgileri devlet okulda öğretmezse öğrenciler dışarda yanlış ve zararlı dini akımlara yönelir. 

-    Kadının kocasına itaati bir Kur’an emridir. Biz demiyoruz ki Kur’an diyor bunu!

Aslında bu cümlelerin tümü yanlış içerikte. Zira eğitimde bugün geldiğimiz yoğun dinselleşme ve bilim dışılık; “din eğitimi okulda verilmezse öğrenciler dışarda zararlı akımlara maruz kalır” tezinin ürünü. Devlet okulda doğru dini bilgiler vermedi, veremedi. Dışardaki zararlı akımları okula taşıdı.

Kaldı ki, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi başta olmak üzere bütün dini derslerin temel amacı; “dini doğru öğretmek” değil, lakiklik düşüncesini güçlendirmektir. Dinin doğrusu ya da yanlışı tespit edilebilir bir şey değildir. Din ve inanç sanki bilimsel bir bilgi imişçesine ona doğruluk ya da yanlışlık niteliği yüklenemez. Her din ve inanç mensubu kendi din ve inancını zaten doğru kabul eder. Laik ve çağdaş devletin yapması gereken, dini laiklik doğrultusunda yalnızca kültürel bir unsur olarak ele alıp laik düşünceyi güçlendirecek şekilde öğretmektir. Laik devletin okullarında din eğitimi olmaz. Ancak din öğretimi olabilir.  

1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin amaçlarında, laiklik vurgusu en önemli unsur olarak yer almaktadır. Buna rağmen özellikle seçmeli dini derslerin müfredatında tam anlamıyla laiklik karşıtı ifadeler ve konu içerikleri mevcut. İmam Hatip Liselerinde okutulan Akaid ve Kelam adlı dersin müfredatında ise doğrudan doğruya din ve inanç özgürlüğüne yönelik saldırı var. Sekülerizm ve dünyevileşmenin ahlaki yozlaşma sebebi olarak gösterilmesi, “Ateist, Mürted ve Müşrikle evlenilmez” gibi ifadeler ağır bir insan hakları ihlalini içeriyor.

Laik devletin bürokratlarının eleştirilere yönelik savunmalarını ayetlere, hadislere müracaat ederek yapmaya çalışması da büyük bir garabet olarak sırıtıyor.

Kadının kocasına itaatinin ibadet ve farz olarak nitelendiği cümlelerin dini derslerin müfredatında yer almasını bir Kur’an ayetine dayandırmak ve o ayet üzerinden meşruiyet kazandırmaya çalışmak gerçekten tam bir faciadır. İslam’ın kutsal kitabı olan ve bu satırların yazarı tarafından da kendisine iman edilen bir kitap olarak Kur’an’ın, inkar edilemez tarihselliğinden habersiz, tefsir ve tevil ilminden bihaber sözde dindar bürokratlar, dini ve Kur’an’ı savunayım derken milyonlarca insanın imanını yerle yeksan eden bir üsluba savruluyorlar.

Maden öyle, o halde, “Efendim, niye karşı çıkıyorsunuz, bu Kur’an’da var!” diyenlere biz de katkı sunalım ve Kur’an’da var diye aşağıdaki konuları da müfredata eklemelerini tavsiye edelim:

 Tıpkı, “kadının kocasına itaati Kur’an’ın emridir!” şeklindeki ilkel dini yaklaşım ve yorumunuza koşut olarak, Kur’an’da var diyerek; 

“kadının şahitliği erkeğin şahitliğinin yarısıdır!”, 

“kız çocuklarının miras hakkı erkek çocuklarının hakkının yarısıdır!”,

“Kur’an dört eşliliğe izin vermiştir!”, 

“kölelik ve cariyelik Kur’an’da vardır, köle ve cariye edinebilirsiniz!”, 

“hırsızın eli kesilmelidir!”,

“kısasa kısas Kur’an’ın emridir!”, 

“kadının boşama hakkı yoktur!”, 

“itaatsizlik eden karılarınızı dövebilirsiniz!” gibi cümleleri ve bunlara benzer başka ifadeleri bir sonraki müfredat düzenlemenize alabilirsiniz. Karşı çıkan olursa, “bunlar Kur’an’da var, biz demiyoruz, Kur’an diyor!” dersiniz.  

Sonra da devletin anayasasında yazılı olan laikllik ilkesini korumaya yeminli bir devlet memuru olarak, ahlakî herhangi bir kaygı duymadan dolgun maaşlarınızı almaya devam edersiniz.

Hatta yıllar önce 28 Şubat 2009 tarihinde, İstanbul Beyoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesinde yapılan bir toplantıda, Din Öğretimi Genel Müdürü İrfan AYCAN’ın şahsıma yönelik olarak kurduğu şu cümleyi siz de telaffuz edersiniz:

“Eğer kendine saygın varsa Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliğinden istifa edersin. Çünkü sen bu derse inanmıyorsun! Din eğitimine karşı çıkıyorsun.” 

Evet; ben din eğitimine karşıyım. Çünkü eğitimin laik olması anayasal bir zorunluluktur. Laik devlette din eğitimi olmaz, din öğretimi olur. Ben Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersini laiklik ilkesi doğrultusunda işlediğim ve işlenmesini istediğim için Din Öğretimi Genel Müdürü tarafından istifaya davet edilmiş biriyim. 

Bu arada o genel müdür çoktan görevden alındı. Ben ise, hala Atatürkçü bir Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak; laik cumhuriyete, vatanın bölünmez bütünlüğüne, anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliği temelindeki milliyetçiliğe, insan haklarına ve demokrasiye, bilimsel ve milli eğitime hizmet etmeye devam ediyorum. 

 

cemil+kılıç

cemil+kılıç+haberleri

DİĞER HABERLER

11.10.2019 19:32:05

Müşrik Emevî Namazına Karşı Muhammedî Namaz!

Biz yine ısrarla belirtiyoruz ki namazda Kur’an’ın en devrimci, en sarsıcı, en başkaldırıcı sözleri / ayetleri okunmalı ve namaz kılan her mümin her seferinde o sözlerin anlamıyla sarsılarak zalimlerin saptırdığı muharref İslam’a karşı devrimci Muhammedî İslam’ın ilkeleriyle yeniden donanmalıdır.

15.9.2019 23:09:20

MEB, Salı Günü Beni Kamudan İhraç ediyor!

Hakkımda yürütülen soruşturmalarla önce iki kez Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası ile tecziye edildim. Ardından bir kez daha aynı ceza ile tecziye edilerek fiilen ihraç edilme noktasına getirildim.

15.8.2019 14:23:14

677 SAYILI YASA GEREĞİ TARİKAT VE CEMAATLERİN KÖKÜ KAZINMALI

Bugünlerde Türkiye’deki cemaat ve tarikatlar hakkında sıkça haberler yapılıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlandığı ileri sürülen ve gizli olduğu söylenen bir rapordan hareketle tarikat ve cemaatlere ilişkin çeşitli değerlendirmeler, çözümlemeler, öneriler ve görüşler kamuoyunda bir hayli yer alıyor.

7.7.2019 22:56:30

KUR'AN İLE ALDATMAK Kitabımıza İlişkin Birkaç Söz

“İslam’a Kurulan Pusu: Kur’an İle Aldatmak” adını verdiğimiz bu kitap, İslam görüntüsü altında İslam’a karşı yürütülen ihanetlerin en azından bir kısmını deşifre etme amacıyla yazıldı. Kuşku yok ki bu alanda daha evvel yapılmış çok değerli çalışmalar var. Onlardan istifadeyle de gerçekleştirilen bu çalışmamız, son yıllarda yükselen dincilik hareketini, dinin temel değerlerini şaşmaz kıstas yaparak tahlil eden çalışmalardan biri olma hüviyetindedir.

13.6.2019 11:47:59

KUR'AN İLE ALDATMAK kitabımız çıktı!

Kitabımızın tam adı: İSLAM'A KURULAN PUSU; KUR'AN İLE ALDATMAK... Yayınevi; KIRMIZI KEDİ...

20.4.2019 10:38:40

31 Mart Seçimleri ve Kültürel Müslümanlık

Gerçek şu ki 31 Mart seçimlerinde dinsel değerlerin istismarı sanılandan da daha çok etkili oldu. Kitleler ekonomik krize karşı dinle uyutuldu. Allah ile aldatmanın, Kur’an ile kandırmanın son sürümü denilebilecek yol ve yöntemler insafsızca kullanıldı.

17.4.2019 10:52:25

ŞEYTANIN EVLİYASI

Evliya denildiğinde Türkçede hemen akla olumlu bir mana gelir. Hatta evliya olmak herkesin harcı değildir, şeklinde bir inanış vardır. Ancak birilerinin evliya gördüğünü bazıları eşkıya görebilir. Yani evliya olmak da topluluktan topluluğa değişir.

19.3.2019 21:38:50

İSLAM'A KURULAN PUSU

İslam Hakk’ın son dinidir. İslam; adalet, barış ve kardeşlik dinidir. İslam; iyiliği egemen kılma ve kötülükle tavizsiz mücadele etme dinidir. İslam; mazlumların, mağdurların, yoksulların dinidir. İslam, sevginin, saygının, dayanışmanın, birliğin dinidir.

5.3.2019 12:43:58

DAYANIŞMA GECESİ...

İSTANBUL EĞİTİM İŞ 3 NOLU ŞUBEDEN ÇAĞRI... "Dayanışma ve Moral Gecemize Davetlisiniz. " Akit' in hedef göstermesi ile açığa alınan İlahiyatçı - Din kültürü öğretmeni üyemiz "Cemil Kılıç 'a Destek ve Dayanışma" gecemizde Tiyatro sanatçısı Utku Erişik geceye özel "1923 Aşkıyla Ufka Doğru" oyununu sergileyecek, Eğitim İş Korosu şarkılarıyla sahnede olacak, Cemil Kılıç söyleşi yapacak ve kitaplarını imzalayacak. 15 Mart’ta Büyükçekmece AKM'de gerçekleştirilecek bu anlamlı geceye katılım ücretsiz olup katılacak üyelerimizin 05321380755 no’lu telefona bilgi vermesi gerekmektedir.

2.3.2019 13:29:19

KUR'AN OKUYAN KİŞİ NE KAZANIR?

Kur’an okuyan kişi her şeyden önce din adına ahkâm kesen sözde ulemanın dinsel bilgi üzerine kurduğu tekeli parçalar. Dinsel bilgiye doğrudan kendisi ulaşır. Böylece ulemanın eğip bükerek ve kendi süzgecinden geçirerek açıkladığı bilgilerin ham ve özgün haline vakıf olur. Bu da Kur’an’ın bir devrimci manifesto olarak oluşum tarihi ve zamanı çerçevesinde anlaşılıp yorumlanması gerçeğini zihinlere kazır. Bu kazıyış ruhbanlaşan ulema sınıfının egemenliğini de bir deprem gibi sarsıp yerle yeksan eder.