Cemil KILIÇ - İlahiyatçı Yazar

Bir İlahiyatçının Kaleminden CHP

Cumhuriyet Halk Partisi yahut eski adıyla Cumhuriyet Halk Fırkası, Türkiye tarihine damgasını vurmuş en büyük siyasi devinimdir.  Zira CHP, devleti de, orduyu da, TBMM’yi de kuran bir teşekküldür. Evet, inkarı mümkün olmayan bir gerçektir ki CHP, işte böylesine büyük işler yapmıştır.

Bu içerik 05 Aralık 2016 23:05 tarihinde eklendi.

Bir İlahiyatçının Kaleminden CHP

Cumhuriyet Halk Partisi yahut eski adıyla Cumhuriyet Halk Fırkası, Türkiye tarihine damgasını vurmuş en büyük siyasi devinimdir.  Zira CHP, devleti de, orduyu da, TBMM’yi de kuran bir teşekküldür. Evet, inkarı mümkün olmayan bir gerçektir ki CHP, işte böylesine büyük işler yapmıştır.

CHP’nin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran parti olarak nitelenmesi ifadesinde, TSK’nın, TBMM’nin de kuruluşu anlam itibariyle içkindir. Öyle ya devlet; ordusuyla, parlamentosuyla devlettir.

Her ne kadar CHP’nin resmi kuruluş tarihi 9 Eylül 1923 olsa da kökleri Sivas Kongresi’ne, Anadolu ve Rumeli Müdafaa – i Hukuk Cemiyeti’ne, hatta düşünsel zemini Osmanlı’daki batıcılık ve ulusçuluk hareketine değin uzanmaktadır. Laik, proto ulusalcı ve “hürriyetçi” kimliği temel alındığında CHP’yi “İttihat ve Terakki Fırkası” ile de ilişkilendirmek mümkündür.

Kuşku yok ki, yıkılan Osmanlı İmparatorluğu’nun küllerinden doğan Türkiye Cumhuriyeti, kurucu önder Gazi Mustafa Kemal‘in ve mücadele arkadaşlarının gerçekleştirdiği en büyük devrimdir. Bu devrimin kotarılmasında ve uygulamaya geçirilmesinde öncülük görevini üstlenen kadroların örgütü de CHP’dir.

CHP, tarihin her döneminde toplumun daima önünde olmuştur. Topluma yeni ufuklar, yeni yollar göstermiş, aşılmaz denilen engelleri aşmış, değişmez denilenleri değiştirmiştir.

En başta padişaha ve halifeye bağlılığı neredeyse bir iman ilkesi gibi gören bir topluma, hürriyeti ve birey olmayı öğreten CHP kadroları, reayadan yurttaşa yani padişaha kulluktan özgür birey olmaya giden yolu Cumhuriyeti ilan ederek açmıştır. Cumhuriyet; eski ve klişe bir tanımla “Halkın kendi kendini yönetmesi” biçiminde nitelenerek, padişah Abdülhamit’e atfedilen; “Ortada bir halk var; koyun sürüsü. Bu sürüye bir çoban lazım ki, o da benim!” sözünde ortaya çıkan iradesizliğin ve padişaha kulluğun yerine milli iradenin ikame edilmesi bağlamında olağanüstü bir devrimdir.

CHP, Türkiye’nin bağımsızlığıdır. CHP, Lozan’daki tarihsel imzanın sahibidir. Ümmetin ulusa evrilmesi, karanlığın aydınlığa çevrilmesi ve halkı görünür görünmez zincirlerle kendine esir eden sultanlığın devrilmesi CHP ile olmuştur.

CHP, özgür düşüncenin şavkıyan meşalesidir. Korkulardan, dimağlara hükmeden prangalardan, kof ve bağnaz inançlardan sıyrılış CHP’de tecessüm edip anıtlaşmıştır.

CHP, Türkiye halkının yazısından giyimine, düşüncesinden eylemine değin pek çok alışkanlığını gerçek anlamda olumlu yönde değiştirmeyi başarmıştır. Kaderciliğin pençesinde özgün bir eylem ve özgün bir düşünce ortaya koyma becerisini yitirmiş olan toplumumuz, CHP’nin gerçekleştirdiği devrimlerle yeniden öz gücünü keşfetme yoluna girmiştir.

Yazı devrimi, dil devrimi ve hukuk devrimi ile yepyeni bir Türkiye inşa etme yolunda tarihte eşine rastlanmayan büyük bir sıçrayışı yaşama geçiren CHP, cumhuriyetle açtığı çığırı çok partili hayata geçerek demokrasiyle taçlandırmıştır.  Bugün Türkiye’nin ulaştığı demokratik düzey, CHP’nin eseridir.

CHP, varsıllık demektir. Büyük savaşlarla bütün iktisadi gücünü müstevlilere kaptırmış olan halkımız, CHP’nin ekonomik kalkınma politikalarıyla maddi varsıllığını yeniden elde etme imkânına kavuşmuştur. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında inşa edilen yüzlerce fabrika, tarım ve hayvancılıkta uygulanan modernizasyon, yer altı ve yer üstü zenginliklerimizin işlenmesi sonucu milli gelirimiz artmış ve ulusal gönenç yükselmiştir.

CHP, ulusal onur demektir. Hatay’ın anavatana katılması, Kıbrıs Barış Harekatı, haşhaş ekimi meselesinde süper güce karşı boyun eğmeme gibi halkımızın özgüvenini yükselten büyük tarihsel olayların mimarı olan CHP, aynı zamanda barışın partisidir. Kurucu önder büyük Atatürk’ün; “Yurtta barış, dünyada barış!” ilkesini rehber edinen CHP, gerek bölgemizde gerekse bütün dünyada daima barışçıl politikaların takipçisi olmuştur.

CHP’nin küresel barışçı politikalara verdiği en büyük desteğin ifadesi de 1970’li yılların sonuna doğru üye olduğu Sosyalist Enternasyonal’deki mevcudiyetidir.

CHP Bayrağı, Türkiye’nin, milli bayrağının yanında siyasi ve iktisadi devrimlerinin görkemli simgesidir. 1931 yılında İsmail Hakkı Tonguç tarafından belirlenen altı oklu CHP bayrağı, her bir okunun taşıdığı anlamıyla ulusumuzun bütün bir tarihi boyunca gördüğü en büyük çağdaşlık atılımını ifade etmektedir.

Cumhuriyetçilik; halkın siyasi iradesini, laiklik; kof ve boş inançların tutsaklığından aklın özgürlüğünü, milliyetçilik; ulusumuzun birlik ve bütünlüğünü, devletçilik; iktisadi kalkınmada devletin özgür girişime katkısı ve öncülüğünü, halkçılık; yönetsel gücün bütün halk kesimlerine yayılması ve oligarşik yönelimlerin engellenmesini, inkılapçılık; sürekli yenilenme ve ilerlemeyi ifade etmektedir.

CHP, ulusal birlik ve bütünlükle, aklın özgürlüğü için laik eğitimin savunucusu olmasından ötürü içte ve dışta çok şiddetli saldırılara maruz kalsa da yolundan ödün vermeyen kitlelerin, özgür ve çağdaş yaşamın öznesi olmayı yaşama sevincinin ayrılmaz bir parçası sayan modern seçmenlerin, emeğinin hakkını arayan işçi ve emekçi milyonların sönmeyen umudu, yıkılmayan kalesidir.

CHP, içtihad kapısını kapatan anlayışın doğurduğu dinsel donukluğu aşıp çağdaş dini yorumların önünün açılmasına olanak tanıyan, modern dini düşüncenin gelişimine ortam hazırlayan inanç özgürlüğünün de sağlayıcısı ve savunucusudur. Bugün din adına söylenebilen her çeşit yeni ve çağdaş düşünce CHP’nin varlığından cesaret ve güç almaktadır.

CHP, Anadolu halkının kadim geleneklerine, insancıl inanç ve uygulamalarına sahip çıkan ve Türkiye’de yaşayan herkesi, dili, dini, mezhebi, inancı ne olursa olsun kucaklayan bir partidir.

Özetle CHP, haksızlığa uğrayan herkesin hak aramak için yanında gördüğü ve görmek istediği kara gün dostudur. Dostumuzu yalnız bırakmamak, altı oklu şerefli bayrağını kıvanç ve inançla dalgalandırmak için CHP saflarında özgürlükçü demokrasi yolunda mücadele edilmelidir.

Yalın gerçeği büyük bir kararlılıkla ifade edelim ki; geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de Türkiye’yi karanlıktan aydınlığa, sorundan çözüme, bölünmüşlükten birliğe taşıyacak olan parti CHP’dir.

CHP, uygarlıktır.

CHP, yurtseverliktir.

CHP, özgür düşüncedir.

CHP, inançlara saygıdır.

CHP, kardeşliktir.

CHP, birliktir.

CHP, Türkiye’dir.

Zira Türkiye’yi CHP kurmuştur.

İnanıyorum ki Türkiye’yi kuran nasıl CHP ise içinde bulunduğumuz bu kötü durumdan kurtaran da yine CHP olacaktır.

cemil+kılıç

cemil+kılıç+haberleri

DİĞER HABERLER

11.10.2019 19:32:05

Müşrik Emevî Namazına Karşı Muhammedî Namaz!

Biz yine ısrarla belirtiyoruz ki namazda Kur’an’ın en devrimci, en sarsıcı, en başkaldırıcı sözleri / ayetleri okunmalı ve namaz kılan her mümin her seferinde o sözlerin anlamıyla sarsılarak zalimlerin saptırdığı muharref İslam’a karşı devrimci Muhammedî İslam’ın ilkeleriyle yeniden donanmalıdır.

15.9.2019 23:09:20

MEB, Salı Günü Beni Kamudan İhraç ediyor!

Hakkımda yürütülen soruşturmalarla önce iki kez Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası ile tecziye edildim. Ardından bir kez daha aynı ceza ile tecziye edilerek fiilen ihraç edilme noktasına getirildim.

15.8.2019 14:23:14

677 SAYILI YASA GEREĞİ TARİKAT VE CEMAATLERİN KÖKÜ KAZINMALI

Bugünlerde Türkiye’deki cemaat ve tarikatlar hakkında sıkça haberler yapılıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlandığı ileri sürülen ve gizli olduğu söylenen bir rapordan hareketle tarikat ve cemaatlere ilişkin çeşitli değerlendirmeler, çözümlemeler, öneriler ve görüşler kamuoyunda bir hayli yer alıyor.

7.7.2019 22:56:30

KUR'AN İLE ALDATMAK Kitabımıza İlişkin Birkaç Söz

“İslam’a Kurulan Pusu: Kur’an İle Aldatmak” adını verdiğimiz bu kitap, İslam görüntüsü altında İslam’a karşı yürütülen ihanetlerin en azından bir kısmını deşifre etme amacıyla yazıldı. Kuşku yok ki bu alanda daha evvel yapılmış çok değerli çalışmalar var. Onlardan istifadeyle de gerçekleştirilen bu çalışmamız, son yıllarda yükselen dincilik hareketini, dinin temel değerlerini şaşmaz kıstas yaparak tahlil eden çalışmalardan biri olma hüviyetindedir.

13.6.2019 11:47:59

KUR'AN İLE ALDATMAK kitabımız çıktı!

Kitabımızın tam adı: İSLAM'A KURULAN PUSU; KUR'AN İLE ALDATMAK... Yayınevi; KIRMIZI KEDİ...

20.4.2019 10:38:40

31 Mart Seçimleri ve Kültürel Müslümanlık

Gerçek şu ki 31 Mart seçimlerinde dinsel değerlerin istismarı sanılandan da daha çok etkili oldu. Kitleler ekonomik krize karşı dinle uyutuldu. Allah ile aldatmanın, Kur’an ile kandırmanın son sürümü denilebilecek yol ve yöntemler insafsızca kullanıldı.

17.4.2019 10:52:25

ŞEYTANIN EVLİYASI

Evliya denildiğinde Türkçede hemen akla olumlu bir mana gelir. Hatta evliya olmak herkesin harcı değildir, şeklinde bir inanış vardır. Ancak birilerinin evliya gördüğünü bazıları eşkıya görebilir. Yani evliya olmak da topluluktan topluluğa değişir.

19.3.2019 21:38:50

İSLAM'A KURULAN PUSU

İslam Hakk’ın son dinidir. İslam; adalet, barış ve kardeşlik dinidir. İslam; iyiliği egemen kılma ve kötülükle tavizsiz mücadele etme dinidir. İslam; mazlumların, mağdurların, yoksulların dinidir. İslam, sevginin, saygının, dayanışmanın, birliğin dinidir.

5.3.2019 12:43:58

DAYANIŞMA GECESİ...

İSTANBUL EĞİTİM İŞ 3 NOLU ŞUBEDEN ÇAĞRI... "Dayanışma ve Moral Gecemize Davetlisiniz. " Akit' in hedef göstermesi ile açığa alınan İlahiyatçı - Din kültürü öğretmeni üyemiz "Cemil Kılıç 'a Destek ve Dayanışma" gecemizde Tiyatro sanatçısı Utku Erişik geceye özel "1923 Aşkıyla Ufka Doğru" oyununu sergileyecek, Eğitim İş Korosu şarkılarıyla sahnede olacak, Cemil Kılıç söyleşi yapacak ve kitaplarını imzalayacak. 15 Mart’ta Büyükçekmece AKM'de gerçekleştirilecek bu anlamlı geceye katılım ücretsiz olup katılacak üyelerimizin 05321380755 no’lu telefona bilgi vermesi gerekmektedir.

2.3.2019 13:29:19

KUR'AN OKUYAN KİŞİ NE KAZANIR?

Kur’an okuyan kişi her şeyden önce din adına ahkâm kesen sözde ulemanın dinsel bilgi üzerine kurduğu tekeli parçalar. Dinsel bilgiye doğrudan kendisi ulaşır. Böylece ulemanın eğip bükerek ve kendi süzgecinden geçirerek açıkladığı bilgilerin ham ve özgün haline vakıf olur. Bu da Kur’an’ın bir devrimci manifesto olarak oluşum tarihi ve zamanı çerçevesinde anlaşılıp yorumlanması gerçeğini zihinlere kazır. Bu kazıyış ruhbanlaşan ulema sınıfının egemenliğini de bir deprem gibi sarsıp yerle yeksan eder.