Cemil KILIÇ - İlahiyatçı Yazar

Mitingler Üzerinden Şirki Yükseltmek

Türkiye’de siyasal partilerin düzenlediği mitinglere katılım üzerinden yapılan sözde güç ve haklılık gösterisini din ve inançtan bağımsız bir tavır olarak düşünmek mümkün değil. Zira kutsal metinlerde buna ilişkin açıklamalara rastlıyoruz. Kur’an, bu duruma “çokluk yarışı / tekasür” adını veriyor.

Bu içerik 13 Temmuz 2017 23:35 tarihinde eklendi.

Mitingler Üzerinden Şirki Yükseltmek

Türkiye’de siyasal partilerin düzenlediği mitinglere katılım üzerinden yapılan sözde güç ve haklılık gösterisini din ve inançtan bağımsız bir tavır olarak düşünmek mümkün değil. Zira kutsal metinlerde buna ilişkin açıklamalara rastlıyoruz. Kur’an, bu duruma “çokluk yarışı / tekasür” adını veriyor.

Kur’an’a göre çokluk yarışının iki unsuru var; biri evlat / taraftar çokluğu diğeri de mal çokluğu... Görmekteyiz ki, Kur’an’da, her iki çokluk yarışı unsuru da kınanmaktadır. Çünkü çokluk yarışı, müşriklerin tavrıdır ve şirk işaretidir. Haklılığı taraftar çokluğunda aramak ve oradan bir üstünlük çıkarmak doğrudan doğruya İslam karşıtı bir tutumdur. Zira İslam niceliğe değil niteliğe önem verir. Nitekim Kur’an’da niceliğin esas alınarak yoğun bir olumsuzlamanın yapıldığını biliyoruz.

Onlardan bir kısmını sıralamak isterim:

1- İnsanların ÇOĞUNA uyan sapıtır. (Enam 116)

2- İnsanların ÇOĞU bilmez. (Enam 37)

3- Rızkı Allah’ın verdiğini ÇOĞU bilmez. (Sebe 36)

4- İnsanların ÇOĞU gerçeği örter. (Nahl 83)

5- ÇOĞU fasıktır. (Maide 49, 81,Tevbe 8, Hadid 16, 27)

6- ÇOĞU müşriktir. (Rum 42)

7- ÇOĞU inanmaz, iman etmez. (Bakara 100, Hud 17, Rad 1)

8- ÇOĞU inkârcıdır. (İsra 89)

9- ÇOĞU gâfildir. (Yunus 92)

10- ÇOĞU şükretmez. (Bakara 243, Yunus 60, Yusuf 38)

11-ÇOĞU zanna uyar. (Yunus 36)

12- ÇOĞU nankördür. (Furkan 50)

13- ÇOĞU yalancıdır. ( Şuara 223)

14- ÇOĞU Allah’a ortak koşar. ( Yusuf 106)

15- ÇOĞU haktan hoşlanmaz. (Zuhruf 78)

16- ÇOĞU Kur’andan yüz çevirdi. (Fussilet 4)

17- Kâfirlerin ÇOĞU akletmez. (Maide 103)

18- Ölüleri Allah’ın dirilteceğini ÇOĞU bilmez. (Nahl 38)

19- Kıyametin geleceğine ÇOĞU inanmaz. (Mümin 59)

20- Doğru olan dinin Müslümanlık olduğunu, ÇOĞU bilmez. (Rum 30, Yusuf 40)

 

İşte böyle... Kur’an, insanların çoğunluğunun yanlışta, haksızlıkta, adaletsizlikte, inkarda ve ŞİRKTE olduğunu ilan ediyor. Hal böyleyken insanların çoğunluğu benden yana, benim partimden yana, benim iktidarımdan yana, o halde haklı olan, üstün olan benim, diye övünmek ne demek oluyor? Üstelik bunu, dini değerleri savunduğunu söyleyenlerin yapması daha da trajik değil midir?

Kur’an, üstünlüğü nicelikte değil nitelikte görüyor. Nitekim Odalar Bölümü / Hucurat Suresi 13. Ayetinde Allah katında insanların en değerli ve en üstün olanlarının; “takva sahibi yani sorumluluk duygusu yüksek ve bilinçli kimseler” olduğu belirtiliyor.

Kur’an’da mal bakımından çoklukla övünmenin kınandığı pek çok ayet de var. Ama bunların en çarpıcı ve sarsıcı olanı “Elleri Kurusun Bölümü / Tebbet Suresi”nde Ebu Leheb için söylenen ifadelerdir.

“... Ne malı kurtardı onu ne de yapıp ettikleri. Yakında o alevli bir ateşin içine girecektir...”

Malın çokluğuyla övünmek; lüks arabalarıyla, uçaklarıyla,  bilmem kaç odalı saraylarıyla övünmeyi de kapsıyor olabilir mi? Elhak olabilir. Öyleyse burada da bir Ebu Leheb tavrı var demektir.

Peki o kimseyi bekleyen nedir?

Alevli bir ateş!

 

Şimdi gelelim Kur’an’da çokluk yarışının anlatıldığı ve kınandığı o sureye...

Adı; Tekasür Suresi yani Çokluk Yarışı Bölümü!

“Çoklukla övünmek sizi iyice oyaladı.

Mezarları sayacak kadar ileri gittiniz.

Doğrusu, yakında bileceksiniz.

...

Elbette ki cehennemi göreceksiniz.

Evet, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.

Sonra o gün, dünyada size verilen nimetten sorguya çekileceksiniz.”

 

Bu sure, iki müşrik Arap kabilesinin çokluk yarışını anlatmaktadır. Surede, hangi kabilenin daha çok nüfusa ve dolayısıyla güce sahip olduğunu tespit için mezardaki ölüleri bile saydıkları anlatılıyor.

Ne ilginç değil mi?

Gücü ve haklılığı taraftar sayısında aramak, o günden bugüne pek değişmemiş. Şirk devam ediyor. Müşriklerin gücü de sürüyor.

Yaptığınız yanlışların ve işlediğiniz suçların hesabnı verin, denildiğinde mahkemeleri değil de taraftar sayılarını / oy oranlarını adres gösterip aklanma ve hesap verme yeri sandıktır, diyenlerin durumu Kur’an’a göre kınanası bir durumdur. Zira bu hal bir müşrik halidir.

Öte yandan; 2010 refrandumunda; “Mezardakileri bile kaldırın ve oy vermeye götürün!” diyen FETÖ terör örgütü lideri Fethullah Gülen’in tavrı tam da surede geçen; “mezarları bile sayacak kadar ileri gittiniz!” ayetiyle ne kadar da örtüşüyor!

Hasıl – ı kelam; görüleceği üzere FETÖ tam bir müşrik örgütüdür. Onu destekleyip bu denli güç kazanmasına yol açanlar da şirke hizmetlerinden ötürü aynı şekilde müşriktirler.

Gelin; şimdi, CHP’nin adalet mitingine katılım sayısı tartışmalarını yukarıdaki izahlar çerçevesinde bir kez daha düşünelim. Adalet talebini reddedenlerin daha önce düzenledikleri değişik içeriklerdeki mitinglere katılımla adalet mitingine katılımı kıyaslayıp sayılar üzerinden haklılık yahut haksızlık üretmeye çalışmak, tam anlamıyla müşrikçe bir tavırdır.

Adaleti bir kişi bile istese o haklıdır. Dahası Allah katında üstün olan, haklı olandır.

Adaletsizliği ve zulmü milyonlarca kişi desteklese bile onlar haksızdır.

Zalimin iktidarına milyonlar, on milyonlar bile destek olsa zalim, yine zalimdir, yine zalimdir.

Zira taraftar sayısının çokluğu zulmü silemiyor.

Öte yandan mazlumun kimsesi olmasa bile o yine haklıdır, yine haklıdır.

Nihai zafer, çoğunluğun değil haklıların olacaktır.

Ne demiş atalar?

Zalimin zulmü varsa, mazlumun Allah’ı var!

 

CEMİL KILIÇ

İLAHİYATÇI YAZAR

cemil+kılıç

cemil+kılıç+haberleri

DİĞER HABERLER

30.5.2020 12:05:18

İSLAM VE ENSEST TÜREYİŞ ANLATISINA İLİŞKİN

Egemen İslam inancı, muhalif ve Muhammedî İslam inancının tersine insanların çoğalmasını kardeşler arası gerçekleştirilen ensest evlilik inancıyla açıklar. Bilindiği üzere ensest sözcüğü aile içi cinsel ilişkiyi ifade için kullanılan Batı kökenli bir deyimdir. Türkçede bunun karşılığı bulunmamaktadır. Bunun nedeni kadim Türkler arasında yahut kadim Türk kültür ve inanç dünyasında söz konusu sözcüğün anlamını yansıtan ilişkilerin bulunmayışı olabilir mi? Ya da bu konuda başka bir neden ileri sürülebilir mi? Bu soruların kesin bir yanıtının olmadığını düşünüyorum. Ancak yine de ensest sözcüğünün Türkçesinin bulunmamasını olumlulayan bir tutumun öznesi olduğumu belirtmek isterim.

19.3.2020 10:30:50

CAMİ VE SİYASET Kitabı Camiye ve Dine Bakışınızı Değiştirecek!

“Cami ve Siyaset” adını verdiğimiz bu kitabımız bundan önce yayımlanan “İslam Bu / Muhammedî İslam” adlı kitabımızla, “İslam’a Kurulan Pusu; Kur’an İle Aldatmak” adlı kitabımızın devamı niteliğinde bir çalışmadır. Bu çalışmamızda İslam tarihinde cami ile siyasetin nasıl bir ilişki içerisinde olduğu sorusuna yanıtlar verdik.

29.1.2020 20:48:23

Kur’an İle Aldatmanın “Ulu’l- Emre İtaat” Boyutu

Eleştiri, hesap sorma ve itirazın ihanet yaftasıyla yaftalandığı bir dönemdeyiz. Bu durum aslında yeni değil. İslam tarihinin büyük bir bölümünün itaatle ihanet kavramları arasında geçtiği inkarı mümkün olmayan tarihsel ve sosyolojik bir gerçek. Bu aynı zamanda egemen politik bir realite.

21.12.2019 21:48:25

TELE1 TV'DE İZLENCEMİZ SÜRÜYOR!

Her hafta Pazar akşamı saat 20.00'da TELE1 ekranlarındayım...

11.10.2019 19:32:05

Müşrik Emevî Namazına Karşı Muhammedî Namaz!

Biz yine ısrarla belirtiyoruz ki namazda Kur’an’ın en devrimci, en sarsıcı, en başkaldırıcı sözleri / ayetleri okunmalı ve namaz kılan her mümin her seferinde o sözlerin anlamıyla sarsılarak zalimlerin saptırdığı muharref İslam’a karşı devrimci Muhammedî İslam’ın ilkeleriyle yeniden donanmalıdır.

15.9.2019 23:09:20

MEB, Salı Günü Beni Kamudan İhraç ediyor!

Hakkımda yürütülen soruşturmalarla önce iki kez Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası ile tecziye edildim. Ardından bir kez daha aynı ceza ile tecziye edilerek fiilen ihraç edilme noktasına getirildim.

15.8.2019 14:23:14

677 SAYILI YASA GEREĞİ TARİKAT VE CEMAATLERİN KÖKÜ KAZINMALI

Bugünlerde Türkiye’deki cemaat ve tarikatlar hakkında sıkça haberler yapılıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlandığı ileri sürülen ve gizli olduğu söylenen bir rapordan hareketle tarikat ve cemaatlere ilişkin çeşitli değerlendirmeler, çözümlemeler, öneriler ve görüşler kamuoyunda bir hayli yer alıyor.

7.7.2019 22:56:30

KUR'AN İLE ALDATMAK Kitabımıza İlişkin Birkaç Söz

“İslam’a Kurulan Pusu: Kur’an İle Aldatmak” adını verdiğimiz bu kitap, İslam görüntüsü altında İslam’a karşı yürütülen ihanetlerin en azından bir kısmını deşifre etme amacıyla yazıldı. Kuşku yok ki bu alanda daha evvel yapılmış çok değerli çalışmalar var. Onlardan istifadeyle de gerçekleştirilen bu çalışmamız, son yıllarda yükselen dincilik hareketini, dinin temel değerlerini şaşmaz kıstas yaparak tahlil eden çalışmalardan biri olma hüviyetindedir.

13.6.2019 11:47:59

KUR'AN İLE ALDATMAK kitabımız çıktı!

Kitabımızın tam adı: İSLAM'A KURULAN PUSU; KUR'AN İLE ALDATMAK... Yayınevi; KIRMIZI KEDİ...

20.4.2019 10:38:40

31 Mart Seçimleri ve Kültürel Müslümanlık

Gerçek şu ki 31 Mart seçimlerinde dinsel değerlerin istismarı sanılandan da daha çok etkili oldu. Kitleler ekonomik krize karşı dinle uyutuldu. Allah ile aldatmanın, Kur’an ile kandırmanın son sürümü denilebilecek yol ve yöntemler insafsızca kullanıldı.